Kurumadan Fecir Mürekkebi

0
83

Ancak yüklendik çağıldayan topraklarımıza

Çocuk sırtımıza gecenin katran yağından

Gaziler nefesinde ak alınlarla

Budaklanmamış uyanış ağacından meyvalar koyarak

Kurumadan fecir mürekkebi

Her bir zonklayış özlü saçtan divitlerimizi

Çalarak isyan dalgalarına zift kadar katı, lekesi kadar inat

Boynuzlara iki yumruk besledik.

Serinlik tüylerinden İbrahim ateşleri vardı dava tenlerimizde

Tapılmadan her koruna hayran ağızlar bıraktık o ateşlerin

O ateşlerin tekmiline bel bağlamıştık

Toz şekerlerinden, süslü lokum saplarından uzak kalmış o meşaleleri

Palazlanan her kozasında o kelebekleri

Biz bulduk diye petrol cahitleri gibi fırlamıştık

Nasırlarımıza kement yağı olmuştu o meşaleler

Bizden önceki nefesleri tadardık, kara gözleri yaşardık

Bağrı açık kalmış sinelerin naralarını duyardık

Kinlenirdik Taif taşlarına…

Soğuk zılgıtlarını topuzlar gibi getirirlerdi

Afrika sıcaklarına

Kasvetten pişirilmiş kara yüreklere külçeler sunulurdu

Taht kavgası yaşatırdık ateşimizle biz de

Bilirdik ateş buzu eritir

Nemrut gibi şirk dişlerini bileleyip

Kangren mızrabıyla homurdanırlardı

Ahmaklık nirvanasında bağırırlardı

Eriyen buz su olur, ateş yok olur derlerdi…

Sonra bir İbrahim daha zındık mancınıklarına hapsedilirdi

Sular gelirdi küfrün mihverinde salyalar akıtarak

Öte yandan çırasını mehtaba sunacak

Selahaddin öfkesiyle Kudüs gibi parıldardı dava meşalemiz

Korlarımızın pazusu beşer mintanını yırta yırta sökün ederdi

Sular afallardı

Menbâsı güruhlar boz bulanık çamurlaşırdı

Sinelerinde bayram şekeri taşıyan çocuklar gibi

Baharın yakamozları yatardı İbrahim ateşinde

Avuçlarından bir bir suyu alır; bin bin ateş verirdik

Fırıldak gözlerde anne ninnisi çalınır gibi kudümler yükselirdi

Zafer sancağı yüklü gazveler

Bu serinlik yelpazesi hak alınların terlerini silerdi

Kurumadan fecir mürekkebi

Bir elimizde kalemden mızraklarımız

Bir elimizde o cennet kapısı ezelden meşalemiz

Ayaklarımızda kırık hayatın kırıntılarından levyelerimiz

Metruk tapınakların köhne duvarlarına, taştan akıllarına

Bir bir inecekti

Kurumadan fecir mürekkebi…

 

Çağrı Subaşı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here